Gözlem notu, seans sonrasında yaşadıklarınızı yazıya geçirmektir. Bu tanım doğru ama eksik. Çünkü insanlar ne yazacaklarını bilmedikleri için ya hiç yazmıyor ya da ilk üç günün ardından bırakıyor. Asıl soru, “ne yazılır”dan önce “ne için yazılır” olmalı. Cevap şu: notlar bir cihazın söylediğini doğrulamak için değil, kendi günlük düzeninizin bir haritasını çıkarmak için tutulur. Takip görüşmesinde “nasıl geçti” sorusuna “bilmiyorum” diye cevap vermek ile elinizde birkaç satır bulundurmak arasındaki fark, görüşmenin kalitesini belirliyor.
Yeni Dönem Rezonans’ta biyorezonans, cihazı tanıtanların vücuttaki elektriksel işaretlerle ilgili bir değerlendirme yaptığını öne sürdüğü bir yöntem; planın yanında duran tamamlayıcı bir araç. Bu yüzden notlar “uygulama işe yaradı mı” sorusunu yanıtlamak için değil, plana ne kadar uyduğunu ve günlük hayatınızda neyin değiştiğini görmek için kullanılıyor. Aşağıda, altı adımda uygulayabileceğiniz sade bir kayıt düzeni var.
Altı adımda kayıt düzeni
1. Tek bir yer seçin. Telefonun not uygulaması, küçük bir ajanda ya da buzdolabının kapağındaki kâğıt olabilir. Neden: notlar dağılırsa birkaç gün sonra bulmak zor olur, bulamayınca da bırakılır. Tek yer, devamlılığın en ucuz yolu.
2. Her gün aynı beş başlığı kullanın. Uyku, öğünler, enerji, ruh hâli ve hareket. Her biri için tek satır. Neden: sabit başlıklar, ne yazacağınızı düşünme yükünü kaldırır ve günleri birbiriyle kıyaslamayı mümkün kılar.
3. Yargısız yazın. “Fazla yedim”, “kötü gün” yerine “akşam yemeği geç oldu, iki kez atıştırdım” gibi olgusal cümleler kurun. Neden: değerlendirme, notu bir suçlama aracına çevirir; olgusal cümle ise plana veri sağlar.
4. Kısa tutun. Bir not iki dakikayı geçmesin. Neden: uzun yazma, üçüncü günde yorar. Kısa notlar iki hafta, uzun notlar iki gün sürer.
5. Haftada bir üç soru sorun. Tekrar eden bir örüntü var mı? Belirli bir saatte ya da durumda bozulan bir şey var mı? Hekime ya da bize sormak istediğim bir şey çıktı mı? Neden: notların kendisi değil, onlardan çıkan sorular işe yarar.
6. Takip görüşmesine götürün. Defteri çıktı olarak değil, konuşma notu olarak getirin. Neden: görüşmede en değerli veri, sizin kendi gözleminizdir.
Neleri yazmamalı?
Not tutarken de bazı tuzaklar var. İlki, her şeyi cihazın ya da uygulamanın sonucu olarak yorumlamak. Aynı gün uykusuz geçen bir gece, yoğun bir iş günü ve bir seans üst üste gelmiş olabilir; bunlardan hangisinin neyi etkilediğini ayırmak kolay değil. Bu yüzden “seans sonrası şunu hissettim” yerine “bugün şunlar oldu” diye yazmak daha doğru. İkinci tuzak, sonuç aramak: bir sonuç için garanti verilmez, notlar bunu kanıtlamak ya da çürütmek için tutulmuyor. Üçüncüsü, miktar ve ölçü hesaplarına dalmak: kalori, kilo ya da süre gibi sayılar bazı kişilerde baskı yaratır. Eğer sizde yaratıyorsa sayı yazmayın; “az, orta, çok” kelimeleri yeter.
Örnek bir günlük kayıt
Aşağıdaki örnek, tamamen kurgusaldır ve herhangi bir gerçek kişiye ait değildir; yalnızca biçimi göstermek için hazırlandı:
- Uyku: Gece biraz geç yattım, sabah yorgun uyandım.
- Öğünler: Kahvaltı hızlı oldu, öğlen düzenli, akşam geç.
- Enerji: Sabah düşük, öğleden sonra iyi.
- Ruh hâli: Sakin, işte biraz gergin.
- Hareket: Akşam kısa yürüyüş.
Beş satırın hepsi iki dakikadan kısa sürede yazılabilir. İki hafta sonunda ortaya çıkan tablo, hem sizin hem bizim için konuşulacak somut bir şey olur. Mevsim geçişlerinde iştah ritminin nasıl değişebildiğini merak ediyorsanız mevsim değişimlerinde iştah ritmi yazımız, notlarınıza bir bağlam katabilir. Seansın kendisinde beklenen rahatlığı da seansta beklenen sakinlik hissi rehberinde anlattık.
Notları ilk hafta ve ikinci hafta ayrı okumak
İlk hafta bazı kişiler için heyecanın ve merakın haftası olabilir; notlar bu yüzden biraz abartılı ya da fazla ayrıntılı çıkabilir. İkinci haftada ise gündelik hayat yeniden yerine oturur ve notlar daha sade, daha gerçekçi hâle gelir. Bu yüzden iki haftayı ayrı ayrı okumak, ama kararı birlikte vermek öneriliyor. İlk haftanın tek bir günüyle bir sonuca varmaya çalışmayın. Tek günlük bir kayıt bir örüntü değil, bir andır.
İkinci haftanın sonunda üç sütunlu küçük bir özet çıkarabilirsiniz: “değişmeyen”, “değişen gibi görünen”, “emin değilim”. Üçüncü sütun boş kalmasın; belirsizliği yazmak, kendi gözleminize karşı dürüst olmanın yoludur.
Notlar ile hekim arasındaki sınır
Notların bir sınırı var ve bunu açıkça belirtmek gerekiyor. Notlar tıbbi bir kayıt değildir; tanı koymaz, hekim değerlendirmesinin yerine geçmez. Belirgin ya da giderek artan bir şikâyetiniz, açıklanamayan bir kilo değişimi, süren bir uyku sorunu varsa hekime gidin. Hekime giderken defterinizi göstermeniz yararlı olabilir; ama konuşmayı notla değil, şikâyetinizle başlatın. Düzenli ilaç kullanıyorsanız ve not defterinde ilaçla ilgili bir şey fark ederseniz, bunu doğrudan hekime söyleyin.
Takip görüşmesinde notlar nasıl kullanılır?
Yeni Dönem’de takip, planın gerçek hayatta tutup tutmadığına bakıyor. Elinizdeki notlar bu bakışı kolaylaştırıyor. Görüşmede önce sizi dinliyoruz; ardından notlarda tekrar eden örüntülere bakıp planın neresinin güncellenmesi gerektiğine birlikte karar veriyoruz. Örneğin akşam geç yemekle bozulan bir uyku varsa öğün saatlerini konuşuyoruz; belirli bir günde sürekli düşen enerji varsa o günün düzenine bakıyoruz. Burada sonuç vaadi yok; planlı takip var. Merkez, Kartal’ın Cevizli Mahallesi’nde; uygulamanın kendisi iğnesiz ve dışarıdan temas eden sensörlerle yapılıyor, randevu yaklaşık 45–60 dakika sürüyor. Daha fazla bilgi için Kartal biyorezonans ve biyorezonans uygulaması sayfalarına bakabilirsiniz.
Defteri bir kenara koymayı da bilin
Notlar iki haftalık bir deneme olarak başlayabilir ve gerekmiyorsa sona erebilir. Defter tutmak sizi bunaltıyorsa, haftada bir kısa özet yazmak da yeterli olur. Önemli olan notun sizi plana yaklaştırması, plandan uzaklaştırmaması. Ön görüşme ya da takip için telefonla arayabilir ya da WhatsApp’tan yazabilirsiniz; bu defterin ilk sayfasını birlikte de kurabiliriz. Genel çerçeve için biyorezonans rehberine ve notları plana bağlamak için iştah yönetimi ve haftalık planlama yazısına göz atabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
Seans sonrası not tutmak şart mı?
Şart değil ama işe yarar. Notlar, takip görüşmesinde hafızanıza güvenmek yerine somut bilgiyle konuşmanızı sağlar. Birkaç satır yeterli; amaç kendinizi yorgun bir ödeve sokmak değil, düzeninizi görünür kılmak.
Not tutarken hangi saatleri tercih etmeliyim?
Günün aynı saatinde, örneğin akşam yemeğinden sonra ya da uyumadan önce yazmak en kolay yoldur. Düzenli bir saat, notu alışkanlığa çevirir. Gün içinde aklınıza gelen küçük bir şeyi telefonun notlarına hemen eklemek de olur.
Kötü ya da belirsiz geçen günleri de yazmalı mıyım?
Evet. “Fark etmedim” ya da “iyi değildim” de değerli bir kayıttır. Sadece iyi günleri yazarsanız tablo çarpıtılır. Dürüst ve sade kayıt, plan güncellemesi için en sağlam zemindir.
Şikâyetim artarsa notla yetinmeli miyim?
Hayır. Belirgin, giderek artan ya da sizi endişelendiren bir belirti varsa not defteri beklemez; hekime gidin. Notlar bir bilgi aracıdır, tanı ya da tedavi değildir ve hekim kontrolünün yerine geçmez.
Notlarımı kime göstermem gerekir?
Yalnızca isterseniz takip görüşmesinde bizimle, gerekiyorsa hekiminizle paylaşın. Kimseyle paylaşmak zorunda değilsiniz. Defteri bir kanıt gibi değil, kendi düzeninizi anlamak için bir araç gibi görmek daha sağlıklıdır.
Tamamlayıcı uygulamalar tıbbi tanı ve tedavinin yerine geçmez. Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır; kişisel sağlık değerlendirmesi yerine geçmez. Sağlık sorununuz varsa hekiminize danışın.