Kartal · İstanbul Her gün · 10.00–18.00 +90 534 849 13 83

Vücut ağırlığı yönetimi

Kilo hakkında hissedilen utanç: sözlük, sınırlar ve ilk adımlar

Kilo ve utanç duygusu arasındaki bağı utanç, suçluluk ve kendine şefkat terimleriyle anlatan sade rehber; ne zaman destek istenir? Ücretsiz ön görüşme.

5 dk okuma Vücut ağırlığı yönetimi

Yılın bazı zamanları kilo konusunu daha ağır hâle getirir. Yaz yaklaşırken dolap önünde geçen dakikalar, bayram sofralarının ardından gelen pişmanlık, yılbaşında yazılan listeler, düğün ve toplantı takvimleri. Bu dönemlerde kiloyla ilgili duygu bir sayıdan çok, bir utanca dönüşebilir: “Böyle görünmemeliydim.” Bu rehber o utancın ne olduğunu, neden bu kadar yapışkan olduğunu ve onunla nasıl daha sakin bir ilişki kurulabileceğini anlatıyor. Önce küçük bir sözlükle, sonra uygulamayla.

Burada anlatılanlar genel bilgidir. Kişisel bir psikolojik değerlendirme ya da tedavi önerisi değildir. Yoğun bir sıkıntı yaşıyorsanız, bunu bir hekimle ya da ruh sağlığı profesyoneliyle paylaşmanız en doğrusu.

Küçük sözlük: beş terim

Utanç. Kişinin kendisiyle ilgili olumsuz bir yargısı: “Ben yetersizim, ben sorunluyum.” Gözlerden saklanma isteği, yemeği başkalarının yanında yememe ya da fotoğraftan kaçma gibi davranışlara dönüşebilir. Utancın sorunu, onu yaşayan kişiyi çoğu zaman yalnızlaştırmasıdır.

Suçluluk. Bir davranışla ilgili pişmanlık: “Şunu yemeseydim.” Utançla karıştırılır ama farklıdır. Davranışa bağlı olduğu için, bazen bir düzeltme eylemine yol açabilir; utanç ise düzeltmeden çok kaçınma doğurur.

Kilo damgalanması. Bir kişiye, kilosu nedeniyle olumsuz bir kalıp yargıyla yaklaşılması. Çevreden, medyadan ya da sağlık ortamlarından gelebilir. Damgalanma, insanı hekime gitmekten, hareket etmekten ya da yemek hakkında konuşmaktan uzaklaştırabilir; bu yüzden yalnızca incitici değil, işlevsel olarak da sorunludur.

Kendine şefkat. Zorlandığınız anda kendinize, bir arkadaşınıza davranacağınız gibi davranabilme becerisi. Kendinizi serbest bırakmak ya da hedeften vazgeçmek anlamına gelmez; yargıyı azaltıp devam edebilmeyi mümkün kılar.

Yeme tetikleyicisi. Yeme isteğini başlatan duygu, an ya da ortam. Utanç, bazı kişilerde bizzat bir tetikleyici hâline gelebilir: utanç, yeme, daha fazla utanç şeklinde dönen bir zincir. Bu zinciri fark etmek, kırmanın ilk adımıdır.

Utanç neden bu kadar yapışkan?

Kilo, görünür bir şey. Başkaları fark eder, yorum yapar, karşılaştırır. Bu yüzden utanç, yalnızca içeriden değil, dışarıdan da beslenir. Aile sofralarında yapılan hafif şakalar, iş yerindeki iyi niyetli tavsiyeler, sosyal medyadaki kusursuz görüntüler birikerek bir iç ses oluşturur.

Bir de sürekli “başarmak” baskısı var. Kilo vermek, çoğu zaman bir irade sınavı gibi sunulur; başaramayan kişi de karakter eksikliğiyle suçlanmış olur. Oysa kilo, uyku, stres, öğün düzeni, ortam, genetik ve sağlık durumu gibi pek çok şeyin birleşimidir. Hepsini tek bir irade kavramına yüklemek, haksız ve verimsizdir. İnsanları motive etmek yerine, onları bu konuyu konuşmaktan uzaklaştırır. Çevreden gelen baskının nasıl yönetileceğine dair kilo verme sürecinde sosyal baskı yazısı da var; ancak bu yazıyı okurken kendinize yargılayıcı bir sesle yaklaşmamaya çalışın.

Utançla başa çıkmak için üç küçük uygulama

1. Cümleyi değiştirin. “Ben berbatım” yerine “bugün zorlandım” demek. Küçük görünüyor, ama utancı kişinin kendisinden alıp belirli bir ana taşıyor. Anlamı değiştirmiyor, yalnızca boyutunu küçültüyor.

2. Aynaya değil, güne bakın. Kilonuza değil, gününüzün nasıl geçtiğine bakın: Uyudum mu, yedim mi, hareket ettim mi, kendime nasıl davrandım? Bu bakış, sayıdan çok düzene odaklar ve kontrol edebileceğiniz şeyleri görünür kılar.

3. Küçük bir hedef seçin. Büyük bir hedef (“şu kadar vermek”) utancı büyütür. Bunun yerine tek bir davranış hedefi koyun: yemek yerken telefonu bırakmak, öğünü masada yemek, hafta içi bir kez yürümek. Gerçekçi hedefler üzerine daha fazla düşünmek isterseniz kilo vermede gerçekçi hedefler rehberi bu konuya ayrılmış durumda.

Aynada, sofrada ve toplantıda: utancın üç sahnesi

Utanç soyut bir kavram gibi durur ama gündelik hayatta çok somut yerlerde belirir. Aşağıdaki üç sahne kurgusaldır; kimsenin hikâyesi değil, yalnızca tanıdık durumların birer çizimidir.

Aynanın karşısında. Sabah hazırlanırken bakılan ayna, bir günün tonunu belirleyebilir. Burada çoğu zaman yalnızca görüntü değil, “bugün de aynı” ya da “bunu yine düzeltemedim” gibi bir iç ses vardır. Bu sesi tamamen susturmak mümkün olmayabilir; ama onu fark edip “bu bir düşünce, bir gerçek değil” diye adlandırmak, etkisini azaltır.

Sofrada. Bir arkadaş toplantısında ya da aile yemeğinde, tabağa ne konduğunun başkaları tarafından izlendiği hissi. Herkes sizi izlemiyor olabilir; ama utanç böyle çalışır, izlendiğinizi varsayar. Burada işe yarayan şey, yemeğe odaklanmak ve tabağınızı kimseye açıklamak zorunda hissetmemektir.

Toplantıda ya da iş yerinde. Kilo ile ilgili şakalar, “biraz spor yapsan” gibi iyi niyetli ama yaralayıcı tavsiyeler. Böyle anlarda kısa ve sakin bir sınır cümlesi çoğu zaman yeterlidir: “Bu konuyu konuşmak istemiyorum.” Savunma yapmak ya da açıklama yapmak zorunda değilsiniz.

Üç sahnenin ortak noktası, utancın bir ortamda ve bir ilişkide yaşanmasıdır. Bu yüzden onunla baş etmek de yalnızca içeride değil, ortamda yapılacak küçük ayarlarla mümkündür.

Motivasyon düştüğünde utanca kapılmamak

Her süreçte motivasyonun düştüğü bir an gelir. Bu anda sık yapılan hata, düşüşü bir karakter arızası saymaktır. Oysa motivasyon, yağmur gibi gelir geçer; düzen ise geri kalan günleri taşır. Motivasyon düşünce yapılabilecek tek şey, düzeni küçültmektir: bugün yirmi dakika yerine beş dakika yürümek, öğünü tamamen değiştirmek yerine yalnızca bir şeyi eklemek. Bu konuya ayrıca kilo verme sürecinde motivasyon düşüşü yazısında değindik.

Ne zaman profesyonel destek istemeli?

Aşağıdaki durumlarda bir hekime ya da ruh sağlığı profesyoneline başvurmak önemlidir: Utanç ya da üzüntü uzun süredir devam ediyor ve günlük yaşamı etkiliyorsa; yeme davranışında kontrol kaybı, gizli yeme ya da aşırı kısıtlama varsa; kendinize zarar verme düşünceleri ortaya çıkıyorsa; kilo ya da iştah açıklanamayan biçimde değişiyorsa; düzenli ilaç kullanıyor, hamile ya da emziriyorsanız. Bu durumlarda danışmanlık ya da bir rehber yazısı yeterli değildir; yardım istemek bir zayıflık değil, doğru bir karardır.

Merkezde bu duygu nasıl karşılanıyor?

Yeni Dönem’de iştah ve vücut ağırlığı yönetimi, kişinin öyküsünü ve örüntüsünü anlamakla başlar. Bu konuşmada kilo, bir sayıdan önce bir hikâyedir: ne zaman, hangi koşullarda, hangi duyguyla değiştiği. Yargılayıcı bir dil kullanmıyoruz; sonuç vaadi de vermiyoruz. Hedef, küçük, ölçülebilir ve size uygun adımlar seçmek, bunları haftalar içinde takip etmek ve gerekirse güncellemek.

Merkez Kartal’da; hizmet yalnızca randevuyla ve her gün 10.00–18.00 arasında veriliyor. Hizmetin genel çerçevesini iştah ve vücut ağırlığı yönetimi sayfasında bulabilirsiniz. Konunun üst başlığı olan vücut ağırlığı yönetimi rehberi diğer yazılara da yönlendirir.

Utancı konuşmak için bir telefon

Bu konuyu birine anlatmak istediğinizde, Kartal’daki merkezi telefonla arayabilir ya da WhatsApp’tan yazabilirsiniz. Ön görüşme ücretsiz; hedefinizi, günlük düzeninizi ve beklentinizi konuşuyoruz. Kendinizi açıklamak zorunda hissetmeyin; yalnızca ne aradığınızı söylemeniz yeterli.

Sık sorulan sorular

Utanç ile suçluluk aynı şey mi?

Hayır. Suçluluk bir davranışla ilgilidir: yaptığım şey yanlıştı. Utanç ise kişinin kendisiyle ilgilidir: ben yetersizim. Bu fark önemlidir, çünkü utanç çoğu zaman değişimi kolaylaştırmaz, aksine insanı kaçınmaya iter.

Kilomdan utanmak beni değişmeye motive eder mi?

Kısa vadede itici gibi görünebilir, ama çoğu zaman sürdürülebilir bir motivasyon üretmez. Utanç, saklanmayı ve ertelemeyi besleyebilir. Daha sürdürülebilir olan, kendinize yargısız bakıp küçük ve uygulanabilir adımlar seçmektir.

Yemek yerken sürekli suçlu hissediyorum, bu normal mi?

Bu his tanıdık olabilir, ancak bu duygu yemeyle ilişkinizi gerginleştirebilir. Duygu yoğunsa ve yeme davranışınızda kontrol kaybı varsa bir hekime ya da ruh sağlığı profesyoneline başvurmak güçlü bir adımdır.

Çevremden gelen kilo hakkındaki sözlere nasıl yanıt vermeliyim?

Sınır koymak meşrudur. Kısa ve net bir cümle, örneğin bu konuyu konuşmak istemediğinizi söylemek, çoğu zaman yeterlidir. Baskı sürüyorsa güvendiğiniz biriyle ya da bir uzmanla konuşmak yardımcı olabilir.

Bu sayfa tedavi ya da psikolojik destek yerine geçer mi?

Hayır. Genel bilgilendirme amaçlıdır. Yoğun üzüntü, kaygı ya da yeme davranışında ciddi bozulma varsa hekime ya da ruh sağlığı profesyoneline başvurun. Danışmanlık bu desteğin yerini tutmaz.

Tamamlayıcı uygulamalar tıbbi tanı ve tedavinin yerine geçmez. Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır; kişisel sağlık değerlendirmesi yerine geçmez. Sağlık sorununuz varsa hekiminize danışın.

Okumaya devam edin

İlgili sayfalar

Ücretsiz ön görüşme

İlk adımı birlikte
netleştirelim.

Zorlandığınız alanı kısaca yazın; size uygun hizmeti ve ilk adımı çalışma saatleri içinde birlikte netleştirelim.

Ücretsiz ön görüşme alın +90 534 849 13 83 Her gün · 10.00–18.00 · Randevulu görüşme
Ücretsiz ön görüşme